Kamu Bilişim Zirvesi 2018 ardından

Antalya’da katıldığım Kamu Bilişim Zirvesi, kafamdaki bazı görüşleri değiştirmeyi başardı. İşte detayları…

Son bir yıl içinde Blockchain üzerine o kadar çok konuşma yaptım ki sayısını artık takip edemez hale geldim. Bir kaç ay önce çok değerli HAVELSAN AR-GE, Teknoloji ve Ürün Müdürü Doç. Dr. İzzet Gökhan Özbilgin bana bir mesaj atarak, aynı zamanda başkanı olduğu Kamu Bilişimcileri Derneği’nin düzenlediği Kamu Bilişim Zirvesi’nde konuşma yapar mısın diye sordu. Memnuniyetle kabul ettim. Açık sözlü olmak gerekirse beklentilerim çok yüksek değildi zira kamu etkinliklerinde belli bir protokol içinde süregelen bir düzen ve belli bir katılım profili görmeye alıştım. Yanılmışım :/

Antalya’nın artık sonbahardan kışa doğru ilerlediğimizi hatırlatan serin bir akşamında, hava alanından çıkar çıkmaz bir kuşun başıma pislemesi beni ilginç düşüncelere sevk etti.

Kalacağımız otel Gloria Golf Resort’a transferimiz sonrasında geceyi biraz kitap okuyarak ve Akdeniz’in temiz havasından olabildiğince nasiplenerek geçirdim. Antalya’nın ayazı da tam kelimenin hakkını veriyor :) Bunu da bu esnada daha iyi kavradım.

Zirveye katılım beklediğimin çok ütündeydi. Gökhan Özbilgin benimle 500'ün üzerinde katılımcı olduğu bilgisini paylaştı. Genelde bu tarz etkinliklerde tek bir salonda konuşmalar gerçekleşir. Bu etkinlikte dev bir salonun sponsorların devasa stantları ile donatıldığını görmek beni şaşırttı, öyle ki bazı firmaların alanları uluslararası etkinliklerde görmeye alıştığımız tarzda kurulmuştu. Sponsor listesine göz atacak olursanız etkinlik için harcanan emeği de daha iyi kavrayabilirsiniz.

Sponsor ve kamu katılımcılarının sunum ve konuşmalarının çok heyecanlı olduğunu söyleyemeyeceğim ancak bu düşüncemin arkasında uzun yıllar boyunca dünyanın dört bir köşesine gitmiş ve bin türlü konuşma, sunum dinlemiş birisinin bakış açısı olduğunu belirtmeliyim.

Zirvede dikkatimi çeken en önemli nokta yazılım ve donanım satın alarak ülkemizde bilişime katkıda bulunma sürecinin, bu teknolojileri yerli olarak geliştirmemizi engellediğine dikkat çeken Usisihi’den Mustafa Kayer oldu. Bu farkındalığın giderek artacağını düşünmekle birlikte artık bir ekosistem içinde olmazsak tekil gayretlerin sonuç vermeyeceğini de belirtmek lazım.

Benim açımdan keyifli ve verimli geçen bir sunum ardından kamu dünyasından pek çok değerli kişi ile tanışma ve keyifli sohbet etme fırsatını da yakaladım. Kamu dünyasının dışarıdan verdiği sert, resmi yapının oldukça uzağında seyretmesi ise kafamdaki bazı düşünceleri yeniden ele almam gerektiği noktasında bana ders oldu.

Etkinliğin bitişinde katıldığım bir yarışmadan kazandığım Huawei cep telefonu da, Antalya’ya indiğim anda kafama pisleyen kuşun müjdesiymiş meğer. Henüz telefonuma kavuşmuş değilim, haliyle modelini öğrenemedim ama Seda Sayan konserinde “telefonunu vermezlerse bir koşu gel, ablam hediyemi alamadım diye bana söyle” tavsiyesini de bir köşeye yazdım :)))

Kaynağından alıcısına bilgi ulaştıran kişi. Faydalı ve güncel, içerik üreticisi.